Suriye’nin Rus ve Türk nüfuz dengesi Şibani’nin açıklamalarıyla gündemde

ŞAM – Suriye Geçici Hükûmeti Dışişleri ve Yurtdışındaki Suriyeliler Bakanı As’ad Hasan Şibani, 18 Ekim Cumartesi günü yaptığı açıklamada, Suriye’nin Rusya ile ülke genelindeki askeri üsler konusunda müzakereler yürüttüğünü ve İsrail ile güvenlik anlaşması imzalama hedefinde olduğunu belirtti. Şibani, anlaşmanın Suriye’nin toprak bütünlüğünden ödün vermeden İsrail’in güvenlik kaygılarını da gözetmesi gerektiğini vurguladı.
Moskova’da yapılan görüşmelerde, eski Cumhurbaşkanı Beşar Esad ve kaçak eski Suriye ordusu subaylarının durumu ile gelecekteki iş birliği fırsatları masaya yatırıldı. Şibani, İsrail ile ilişkilerde Suriye’nin amacının, egemenliğini koruyarak güvenlik anlaşmasına ulaşmak olduğunu, ayrıca İsrail’in 8 Aralık’a kadar çekilmesini sağlayacak adımlar atıldığını ifade etti.
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) konusunda ise Şibani, bu güçlerin devlet kurumlarından uzak kalmasının bölünmeyi derinleştirdiğini, acil iş birliğiyle ülkenin birliğinin ve sivillerin güvenliğinin sağlanması gerektiğini söyledi. Kuzey ve Doğu Suriye’nin mevcut süreçte aktif rol alması için tarihi bir fırsat yakaladığını belirten Şibani, 10 Mart anlaşması çerçevesinde herhangi bir bölünme veya federasyon girişimini reddettiklerini kaydetti.
Şibani, Süveydâ’daki son olayları “Suriye’nin yarası” olarak nitelendirerek hükümetin bu durumu seçmediğini ve konuyla ilgili bir komisyonun soruşturma yürüttüğünü aktardı. Aynı zamanda, bölgedeki dini liderler ve toplum önderlerine sorunun ulusal perspektifle ele alınması çağrısında bulundu.
Lübnan ile ilişkilerde ise Suriyeli mültecilerin oluşturduğu ikili baskıya dikkat çeken Şibani, mültecilerin onurlu geri dönüşünü sağlamaya ve Suriye cezaevlerindeki tutuklularla ilgili prosedürleri takip etmeye devam edeceklerini belirtti.
Rusya ile ilişkilerde Şibani, Moskova’nın önceki rejimin trajedisinde pay sahibi olduğunu ve önceki anlaşmaların hâlâ askıda olduğunu, yeni bir anlaşma yapılmadığını vurguladı. Analistler, Şibani’nin açıklamalarının, Moskova ziyaretinde Rus üslerini ve önceki rejim dönemindeki yatırımları koruma önceliğini savunan Ahmed Şer’le farklı görüşte olduğunu ortaya koyduğunu belirtiyor.
Ayrıca Şibani’nin açıklamaları, Türkiye’nin Geçici Hükûmet üzerindeki nüfuzunun Rus etkisini sınırlayacak şekilde pratik kararlar almaya kadar genişlediğini gösteriyor. Bu durum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD Başkanı Donald Trump’a verdiği Rus petrolünü durdurup ABD petrolüyle değiştirme vaadi bağlamında değerlendirilirken, Türk-Rus nüfuz mücadelesinin Suriye’yi karşılıklı gerilimin sahasına dönüştürebileceği uyarısında bulunuyor.



