Suriyeli Aktivistler: Kadınların Farklı Toplum Kesimlerinden Dışlanması Onlarca Yıldır Süren Bir Politika

Suriyeli kadın aktivistler, ülkede kadınların farklı dönemlerdeki yönetimler tarafından sistematik olarak dışlandığını ve marjinalleştirildiğini belirterek, 2011’de başlayan olaylarla birlikte kadınların yeniden kamusal ve siyasal alanda görünür olmaya başladığını ifade etti.
Kuzey ve Doğu Suriye Kadın Meclisi’nden Amina Ömer, bölgedeki kadınların 2011 yılındaki gelişmeleri “özgürleşme ve toplumsal-siyasal katılım fırsatı” olarak gördüklerini söyledi. Ömer, 2015’ten itibaren kadınların kurumlar, hareketler ve askeri birimler içinde örgütlenmeye başladığını, zorla evlilik, çok eşlilik ve çocuk yaşta evlilikleri yasaklayan yasalar çıkarmayı başardıklarını kaydetti.
Ömer ayrıca, kadınların Özerk Yönetim’in Toplumsal Sözleşmesi’nin hazırlanmasına da aktif olarak katıldığını, bu sözleşmede toplumsal cinsiyet eşitliği ve eşbaşkanlık sistemi ilkesinin yer aldığını vurguladı. Kadın lider, Kuzey ve Doğu Suriye’deki kadın deneyiminin “kadın haklarını koruma ve karar alma süreçlerinde kadınların varlığını güçlendirme açısından benzersiz bir model oluşturduğunu” dile getirdi.
Ancak Ömer, bazı silahlı grupların kontrolündeki bölgelerde yeniden baskı politikalarının ve dini kısıtlamaların gündeme gelmesinin, kadınların yıllar içinde kazandığı kazanımları tehdit edebileceği uyarısında bulundu.
Suriye’nin sahil bölgesinden, güvenlik gerekçesiyle ismini vermek istemeyen bir başka kadın aktivist ise, Alevi kadınların mezhepsel temelde hedef alındığını belirterek, haklarını savunmak ve dışlanmaya karşı mücadele etmek için örgütlenmeye başladıklarını söyledi. Aktivist, Kürt kadın hareketinin deneyiminin, devletin bu rolü üstlenmediği koşullarda bile kadınları koruyacak kurumlar inşa etmenin mümkün olduğunu kanıtladığını ifade etti.
Kadın aktivistlere göre, farklı toplumsal ve dini kesimlerin, özellikle kadınların marjinalleştirilmesi, Suriye’de uzun süredir devam eden bir siyasi gelenek olup, bu durum bugün eşitlik ve adalet talebiyle yükselen protestoların temel nedenlerinden biri haline geldi.
Son olarak Amina Ömer, “Siyasi adem-i merkeziyet ve demokratik bir anayasa, kadın haklarının gerçek güvencesidir. Suriyeli kadınlar, özgürlük ve ülkenin yeniden inşasında aktif katılım için mücadelelerini sürdürecekler,” dedi.



