Suriye’de Öğretmen Grevi Derin Eğitim Krizini Gözler Önüne Serdi

Kuzey Suriye’de öğretmenlerin “onur grevi” olarak adlandırdıkları eylem sürerken, eğitim faaliyetlerinin durması en çok öğrencileri etkiliyor. Grev, öğretmenlerin düşük maaşlar ve kötü yaşam koşulları nedeniyle başlattığı protestolar kapsamında büyüyerek ülkenin kuzeyindeki birçok kente yayıldı.
İdlib ve çevresinde pazartesiden bu yana yaklaşık 245 okulda eğitim tamamen durdu. Bu okullar arasında ilkokullar, liseler, kamp okulları ve “Jil el-Tamkin” ile “Beraim Suriya” gibi özel eğitim programları da bulunuyor. Öğretmenler, maaş artışı ve görevden uzaklaştırılan eğitimcilerin iadesi yönünde verilen “boş vaatlerin” yerine getirilmediğini belirterek greve devam edeceklerini açıkladı.
Halep’in batısındaki Atarib ve Sahhara gibi kentlerde de öğretmenler greve destek vererek dersleri askıya aldı. Bölgedeki öğretmenler, mevcut maaşların “asgari yaşam maliyetini dahi karşılamadığını” söylerken, diğer sektörlerde yapılan maaş artışlarının eğitime yansımadığını vurguladı.
Kuzey ve Doğu Suriye’deki özerk yönetim bölgelerinde ise eğitim, farklı bir sorunla karşı karşıya. Bu bölgelerdeki diplomalar resmi olarak tanınmadığı için binlerce öğrencinin geleceği belirsizliğini koruyor. Rakka’nın batısındaki Tabka kentinde ise, Afrin ve Şehba’dan gelen göçmenlerin okullarda barınması nedeniyle öğrencileri yerleştirmek için okul bahçelerine konteyner sınıflar kurulmaya başlandı.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, bazı protestolarda çocukların siyasi ve dini sloganlar taşımaya zorlandığını raporlayarak bunun uluslararası insancıl hukukun ihlali olduğunu belirtti ve çocukların çatışmalardan uzak tutulması çağrısında bulundu.
UNICEF’in son raporuna göre, yaklaşık 2,4 milyon Suriyeli çocuk hâlâ okula gidemiyor ve 6,5 milyon çocuk acil desteğe ihtiyaç duyuyor. Ekonomik çöküş ve eğitim altyapısının yetersizliği bu tabloyu daha da ağırlaştırıyor.
Uzmanlar, Suriye’deki eğitim krizinin artık sadece savaşın etkilerinden kaynaklanmadığını, geçici hükümetin yeniden yapılanma ve öğretmen desteğini geri plana atmasından da kaynaklandığını belirtiyor. Bu durumun, okuma-yazma oranlarının düşmesine ve ülkenin geleceğini tehdit eden eğitim boşluklarına yol açtığı değerlendiriliyor.



