Özerk Yönetim ile Geçici Hükümet Görüşmelerinin Ardından Tekrarlanan Gerilim

Suriye’de, Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi heyeti ile geçici hükümet temsilcileri arasında gerçekleştirilen her görüşmenin ardından, geçici hükümetle bağlantılı olduğu belirtilen taraflar ve gruplar tarafından askeri saldırılar ve medya kampanyaları tekrarlanıyor. Bu durum, uzlaşı çabalarını tehdit eden ve sahadaki gerilimleri yeniden üreten organize bir tırmanışı yansıtıyor.

Son gelişmeler kapsamında, bugün geçici hükümetle bağlantılı gruplara ait intihar tipi bir insansız hava aracı, Halep kentinde Şeyh Maksud Mahallesi’nin kuzeyindeki Şekîf bölgesini hedef aldı. Saldırı sonucunda siviller yaralandı. Bu saldırı, Özerk Yönetim heyeti ile geçici hükümet arasında Şam’da yapılan görüşmeden yalnızca iki gün sonra gerçekleşti.

Bu saldırı, tekrarlanan bir modelin parçası olarak değerlendiriliyor. Zira Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’ne bağlı bölgelerde, taraflar arasındaki her toplantının ardından askeri ya da medya kaynaklı bir tırmanış yaşanıyor. Nitekim 4 Ocak’ta, Şam’da Özerk Yönetim ile geçici hükümet heyetleri arasında gerçekleştirilen askeri ve güvenlik toplantısı sırasında, aynı gün geçici hükümetin himayesinde Deyr ez Zor’da “Doğu Bölgesi Aşiretleri Buluşması” adı altında bir etkinlik düzenlendi. Özerk Yönetim çevreleri bu adımı, bölgeye karşı kışkırtıcı ve provokatif bir hamle olarak değerlendirdi.

5 Ocak’ta ise Suriye Demokratik Güçleri (SDG), Deyr Hafir kentinin geçici hükümete bağlı gruplar tarafından topçu ateşine maruz kaldığını açıkladı. SDG, saldırının doğrudan kenti hedef aldığını belirterek, işlenen suçlar ve sonuçlarından saldırıyı gerçekleştiren tarafları tamamen sorumlu tuttu.

Bundan önce, geçici hükümete bağlı Medya ve İletişim İdaresi tarafından yayımlanan bir haberde, Deyr Hafir yakınlarında kendilerine ait bir kontrol noktasının hedef alındığı iddia edilmişti. Ancak SDG bu iddiaları kesin bir dille yalanlayarak, resmi açıklamasında “Bu bölgede Suriye Demokratik Güçleri’ne ait herhangi bir faaliyet, hareketlilik ya da askeri operasyon kesinlikle bulunmamaktadır” ifadelerine yer verdi.

Bu tablo yalnızca son olaylarla sınırlı değil; önceki aylarda da benzer vakalar yaşandı. 20 Ekim 2025’te, SDG’ye bağlı askeri bir komite Tabka kentinde geçici hükümetten bir heyeti kabul etti. Bu görüşmenin ardından, Tişrin Barajı yakınlarında iki askerin öldüğü ve bir askerin yaralandığı yönünde medya iddiaları ortaya atıldı; ancak SDG bu iddiaları kesin biçimde çürüttü.

6 Ekim 2025’te ise, Özerk Yönetim ile geçici hükümet arasındaki müzakereler sürerken, geçici hükümete bağlı gruplar 25 Eylül’den bu yana kuşatma altında bulunan Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine tanklar ve ağır topçu silahlarıyla saldırı düzenledi. Bu saldırılarda bir kadın hayatını kaybetti, 19 sivil ve İç Güvenlik Güçleri’nden 6 kişi yaralandı.

Bunu, 7 Ekim 2025’te Şam’da gerçekleştirilen üst düzey bir görüşme izledi. Görüşmede, SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi, Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı İlham Ahmed ve Kadın Savunma Birlikleri Komutanı Rojhat Afrin’in de aralarında bulunduğu Özerk Yönetim heyeti; geçici hükümet başkanı Ahmed Şara ve Dışişleri Bakanı Esad Şeybani ile bir araya geldi.

Bu görüşmeden üç gün sonra, geçici hükümete bağlı “El hbariye” televizyon kanalı, “askeri bir kaynağa” dayandırdığı bir haber yayımlayarak, SDG’nin Deyr ez Zor kırsalında intihar tipi dronlarla saldırı düzenlediğini ve bu saldırıda silahlı gruplardan üç unsurun yaralandığını iddia etti. SDG bu iddiaları da bir kez daha yalanladı.

Gözlemcilere göre, tüm bu tekrar eden olaylar, her türlü diyalog ya da müzakere girişimiyle eş zamanlı ilerleyen sistematik bir tırmanış modeline işaret ediyor. Bu durum, süregelen askeri saldırılar ve medya manipülasyonu devam ederken bu görüşmelerin ne kadar anlamlı olduğu sorusunu gündeme getiriyor ve Kuzey ve Doğu Suriye’deki siyasi ve güvenlik tablosunu daha da karmaşık hale getiriyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu