Kuzey Suriye’de Türk İdari ve Ekonomik Etkisi Gelecek Tartışmalarını Derinleştiriyor

Türkiye’nin desteklediği “Suriye Milli Ordusu” ve Türk Silahlı Kuvvetleri kontrolündeki Kuzey Suriye bölgelerinde, “Fırat Kalkanı”, “Zeytin Dalı” ve “Barış Pınarı” operasyonlarından bu yana idari, hizmet ve ekonomik yapıda kapsamlı değişimler yaşanıyor. Yerel kaynaklar ve gözlemcilere göre bu gelişmeler, bölgenin geleceğine dair tartışmaları artırıyor.
Yerel güvenlik kaynakları, Türk makamlarının bu bölgelerde yasama seçimlerine izin verilmemesi yönünde talimatlar verdiğini belirtiyor. Bu durum, Suriye Geçici Hükümeti’nin varlığına rağmen, idari düzenin doğrudan Ankara ile bağlantılı şekilde yürütüldüğü yorumlarına yol açıyor.
ULUSLARARASI HUKUK ÇERÇEVESİ
Dördüncü Cenevre Sözleşmesi, işgal gücünün kontrol ettiği bölgelerde kurumlar ve yasalar üzerinde köklü değişiklikler yapmasını yasaklıyor. Bu durum, 1907 tarihli Lahey Tüzüğü ve 47. madde kapsamında da değerlendiriliyor.
EĞİTİMDE DÖNÜŞÜM
Eğitim alanında bazı okullarda tamamen Türk müfredatı uygulanıyor. Öğrenciler tarih ve coğrafya derslerini Türkiye temelli içeriklere göre görüyor. Eğitimciler bu değişimin, önceki Suriye eğitim sistemine kıyasla farklı bir yönelim oluşturduğunu ifade ediyor.
EKONOMİK BAĞLILIK
Ekonomik alanda Türk lirası yaygın şekilde kullanılıyor. Elektrik sektörü “STE” ve “AK Energy” gibi Türk şirketleri tarafından yönetiliyor. Faturalar Türk lirası veya dolar üzerinden, Türk bankaları ve elektronik ödeme sistemleri aracılığıyla tahsil ediliyor. 2021 ve 2022 yıllarında fiyat artışları nedeniyle protestolar yaşandığı bildirildi.
SEMBOLİK ADIMLAR
Afrin’in Bilbil nahiyesindeki Kurt Dağı üzerine büyük bir Türk bayrağı anıtı dikildi. Ayrıca köy, cadde ve park isimlerinde değişiklikler yapıldı. Bu adımlar bazı çevrelerce siyasi mesaj olarak yorumlanırken, diğer kesimler tarafından geçici idari düzenlemeler olarak değerlendiriliyor.
DEMOGRAFİK DEĞİŞİM
Afrin’in kontrol altına alınmasının ardından bazı aileler bölgeden ayrıldı, yerlerine Türkiye’ye bağlı grupların ailelerinin yerleştiği belirtildi. Resmi olmayan tahminlere göre, 2018 öncesi çoğunluğu oluşturan Kürt nüfus oranında belirgin bir düşüş yaşandı. Son günlerde yayımlanan bir videoda bir Afrin sakini evine el konulduğunu iddia etti ancak konuya ilişkin resmi açıklama yapılmadı.
GÜVENLİK YAPISI
Suriye Geçici Hükümeti’nin varlığına rağmen, güvenlik kontrolünün büyük ölçüde “Suriye Milli Ordusu” fraksiyonlarında olduğu ifade ediliyor. Polis ve genel güvenlik birimlerinin etkisi sınırlı kalırken, birçok idari makamda Türkmen kökenli kişilerin görev yaptığı ve Türk askeri ile güvenlik danışmanlarının sahada aktif olduğu belirtiliyor.
FARKLI YORUMLAR
Gözlemciler gelişmelere iki farklı çerçeveden yaklaşıyor. Bir kesim Türkiye’nin uzun vadeli bir nüfuz projesi yürüttüğü görüşünü savunurken, diğerleri bunun sınır güvenliği ve istikrarsız bölgelerin yönetimi kapsamında geçici bir düzenleme olduğunu ifade ediyor.
Bu farklı yaklaşımlar arasında Kuzey Suriye’nin geleceği belirsizliğini koruyor. Bölgenin yeni bir idari gerçekliğe mi evrileceği yoksa kapsamlı bir siyasi çözümle yeniden merkezi Suriye yönetimine mi döneceği ilerleyen süreçte netlik kazanacak. Ancak mevcut göstergeler, derin ve uzun vadeli dönüşümlere işaret ediyor.



