Haseke: Afrin ve Şehba’dan Göç Ettirilen Nüfusun Zorunlu Göç Yıldönümünü Anmak İçin Bir Araya Gelmesi

Haseke kentindeki Sağlık Enstitüsü’nde Afrin ve Şehba’dan gelen onlarca kişi bir araya gelerek, halkın yüreğinde derin acılar bırakan bu trajediyi anmak, zorla göç ettirilmeye karşı durmak ve geri dönüş haklarını vurgulamak amacıyla toplandı.

Açıklama şu şekildedir:

Bu acı yıldönümünde, halkımıza yaşatılan insani felaketin büyüklüğü; Afrin’de ve ardından Şehba’da yaşanan askeri operasyonlar ve Türk işgali ile ona bağlı grupların tekrarlanan saldırıları sonucunda on binlerce masum sivilin geniş çaplı zorunlu göçe maruz kalmasıyla ortaya çıkmıştır.

2018 yılında Afrin’in işgali, acı dolu zorlu bir dönemin başlangıcı oldu. Aileler evlerini, topraklarını ve miraslarını terk etmek zorunda bırakıldı. Sınırlı imkânlara, zor koşullara, sürekli bombardımana ve işgalcilerin uyguladığı korkutma–yıldırma politikalarına rağmen Şehba bölgesi, göçzedelerin tek sığınağı hâline geldi.

Sivillere yönelik saldırıların devam etmesi üzerine halkımız, hayatlarını korumak amacıyla bu kez Cezire bölgelerine daha da acı bir ikinci göç yolculuğuna çıktı. Bu iki kez yaşanan zorunlu göç, sıradan bir yer değiştirme değil, bilinçli bir şekilde gerçekleştirilen bir zorla göç ettirme suçu olup uluslararası insancıl hukukun ve sivillerin yerlerinden edilmesini yasaklayan tüm uluslararası sözleşmelerin açık ihlalidir. Aynı zamanda nüfus yapısını değiştirmeyi ve Kürt halkının tarihi–kültürel kimliğini silmeyi hedefleyen organize bir girişimdir.

Uluslararası kuruluşlara ve BM kurumlarına, göçün etkilerini hâlâ yaşayan binlerce aile için sorumluluklarını üstlenme ve onların sesini tüm uluslararası platformlara taşıma çağrısında bulunuyoruz.

Biz, hiçbir zaman teslim olmayan bir halkız. İrademiz, bizi kırma ve yerimizden etme çabalarının tamamından daha güçlüdür. Afrin’e dönüş hakkımız kutsaldır ve hiçbir işgal bunu ortadan kaldıramaz. Şehitlerimizin kanı ve göçzedelerimizin acısı boynumuzda bir emanettir; toprağımızı geri alıncaya kadar mücadelemiz devam edecektir. Güvenli ve onurlu dönüş gününe kadar direnişimiz sürecektir.

Bugün, ölüm, açlık ve kuşatmaya rağmen onur ve kararlılıkla direnen halkımızın duruşunu selamlıyoruz. Bu trajedi asla unutulmayacak ve halkımıza karşı işlenen suçların canlı bir tanığı olarak kalacaktır; bu suçların sorumluluğu da zaman aşımına uğramayacaktır.

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi ile yerel toplumların en zor koşullarda binlerce göçzedeyi sahiplenip desteklemelerini takdir ediyoruz.

Türk işgali ve ona bağlı grupların Afrin ve Şehba’daki sivillere karşı gerçekleştirdiği tüm suçları ve ihlalleri kınıyor, zorla göç ettirme, katliamlar ve kültürel–demografik yapıya yönelik saldırılar hakkında bağımsız bir uluslararası soruşturma çağrımızı yineliyoruz. Tüm göçzedelerin evlerine dönme hakkının teyit edilmesi gerektiğini vurguluyoruz.

Tüm işgal altındaki bölgeler için özgürlük: Afrin, Şehba, Girê Spî, Serêkaniyê ve Türk işgali altındaki tüm diğer bölgeler.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu