“Haber dosyası“Ürdün ve Uyuşturucu Ticareti….. Karşılıklı Suçlamalar ve Çelişkili Anlatılar”

Son günlerde Ürdün’ün Suriye sınırından gerçekleşen uyuşturucu kaçakçılığı dosyasıyla ilgili gerilime dair söylemler arttı. Sıklaşan açıklamalar, Ürdün ile Süveyde kaynakları arasında karşılıklı suçlamalara dönüştü. Buna karşılık, Süveyde’deki kanaat önderleri ve yerel gruplar, kaçakçılıkla ilgili faaliyetlerin ilin idari sınırları içinde gerçekleşmediğini; gerçek geçitlerin ve tünellerin denetimleri dışında kalan badiye bölgelerinde bulunduğunu tekrar tekrar vurguluyor.
Sınırda bulunan üç ceset… Suçlamaların yeni turu
Son dönemde Ürdün, yerel kaynaklara göre uyuşturucu taşımaya çalışırken öldürülen üç Bedevi erkeğin cenazesini Suriye tarafına teslim etti. Buna rağmen bazı Arap basın organları, Süveyde’yi kaçakçılık faaliyetlerine karıştırmaya devam etti; ancak yerel kaynaklar bunu reddediyor ve doğrudan bir delil bulunmadığını belirtiyor.
Diğer taraftan Suriyeli aktivistler, Suriye’nin güneyi ile Ürdün’deki nüfuzlu aşiret ve şahsiyetlerin rolüne işaret eden iddialar ortaya koyuyor. Bu durum, kaçakçılık ağlarının gerçek aktörleri konusunda tarafların anlatılarını iyice çelişkili hâle getiriyor.
Badiye üzerinden Ürdün’e uzanan kaçakçılık ağları
2019’da Zaman al-Wasl sitesinde yayımlanan haber de dahil olmak üzere çeşitli basın raporları, Suriye badiyesi ile Dera’nın kuzeyindeki Leccâ bölgesinde faaliyet gösteren ve Suriyeli aracılarla bağlantılı Bedevi gruplardan oluşan şebekelere işaret ediyor. Bu raporlarda, “Güney Aşiretleri Özgürleşme Topluluğu” lideri Rakan el-Hudayr’ın adı, Suriye ve Ürdün’de suçlamalara konu olan başlıca isimlerden biri olarak geçiyor.
2019’da Tenef bölgesindeki muhalif “Şehid Ahmed el-Abdu” güçleri, Gannam Hudayr’ı (Ebu Hamze Aşair) yakaladığını duyurmuştu. Örgütün sözcüsü Said Seyf, Hudayr’ın Hizbullah adına badiyede çalışan en önemli uyuşturucu tacirlerinden biri olduğunu, amcasının oğlu Rakan Hudayr’ın liderlik ettiği “Aşiret Ordusu”nda yer aldığını söylemişti. Hudayr’ın daha sonra Ürdün güçlerine teslim edildiğini ve Tenef bölgesinin “yolsuzluk ve uyuşturucu ticaretinin odağına dönüştüğünü” ifade etmişti.
Aynı kaynaklar, Sukhna’dan Faysal el-Katrân ve Fliṭa’dan Eyhem Mircan gibi isimlerin de Hizbullah bağlantılı gruplarla işbirliği yaparak uyuşturucuları Şam kırsalına ve oradan Ürdün sınırına taşıdıklarını belirtiyor.
Lübnan raporları: Ülke tarihinin en büyük sevkiyatı ve Hudayr ismi yeniden gündemde
17 Mayıs 2025’te Beirut International sitesinde yayımlanan bir rapor, Lübnan tarihinde yakalanan en büyük uyuşturucu sevkiyatını konu alıyor. Raporda, Hizbullah ile Tenef bölgesindeki “Maghawir el-Thawra” (Devrim Komandoları) grubu arasında bağlantılar kurulduğu, Gannam Hudayr’ın adının yeniden gündeme geldiği belirtiliyor. Hudayr’ın 55 km olarak bilinen sınır bölgesinde gözetmenlik yaptığı; Suriye–Ürdün sınır geçişlerini kolaylaştırmakla suçlandığı ve daha sonra Ürdün’e geçtiği ifade ediliyor.
Aynı rapora göre Gannam Hudayr, 2018’de amcasının oğlu Rakan Hudayr liderliğinde “Mughawir el-Thawra”ya katılmıştı. Rakan Hudayr’ın yıllarca Leccâ bölgesindeki “Aşiret Ordusu”nu yönettiği ancak rejim güçleriyle doğrudan çatışmadan kaçındığı, bunun yerine sınır hatlarını kontrol etmeye odaklandığı aktarılıyor. 2018’de rejimin Dera’yı ele geçirmesinin ardından bu grupların bir kısmının Hizbullah ve İran bağlantılı yapılarla çalışmaya başladığı belirtiliyor.
Rejim düşmesine rağmen kaçakçılık faaliyetleri azalmıyor
Suriye’deki siyasi askeri değişimlere rağmen uyuşturucu kaçakçılığı azalmadı. Medya kaynaklarına göre Ürdün ile Suriye’nin yeni yönetimi arasındaki işbirliğiyle yedi kaçakçılık girişimi engellendi. Buna rağmen Ürdün’ün hâlâ bu dinamiklerin bir parçası olduğuna dair iddialar devam ediyor. Özellikle Ürdün’de yaşayan ve “Güney Aşiretleri Topluluğu” adına konuşan Rakan Hudayr’ın Körfez ülkelerine kaptagon sevkiyatını organize ettiği öne sürülüyor.
Aktivistler, Ürdün’ün 2023’te Süveyde kırsalına düzenlediği ve uyuşturucu depolarını hedef aldığını açıkladığı hava saldırılarında bir çocuk da dahil olmak üzere sivillerin öldüğünü; hedef alınan yerlerde depo bulunduğunun kanıtlanamadığını hatırlatıyor.
Ramtha protestoları… Yerel tüccarlar konuşuyor
Ürdün’ün Ramtha kentinde, Suriye’den Ürdün’e mal taşıyan “bahâra” (küçük yük nakliyecileri) geniş protestolar düzenledi. Hükümetin kaçakçılıkla mücadele gerekçesiyle faaliyetlerini kısıtlama kararı üzerine yayımladıkları bildiride, hükümetin “küçükleri hedef alıp büyükleri koruduğunu” söylediler. Bildiride, mıntıka olarak el-Mefrak’ta yaşayan ve bildiride dile getirildiği üzere Ürdün vatandaşlığı bulunan Rakan Hudayr’ın adı açıkça zikredildi. Hudayr’ın Kral’ın danışmanı Sad Hail el-Surur’a yakın olduğu iddia edildi.
“Ramtha Bahâra Koordinasyonu”, al Araby al-Jadeed’in 2019 haberinde aktarıldığı üzere, “daha fazla tırmanış” ve geniş yolsuzluk ile kaçakçılık dosyalarını açıklamakla tehdit etti.
Karşılıklı suçlamalar… Rakan Hudayr yine merkezde
Süveyde’deki güvenlik çöküşü ve son katliamların ardından Rakan Hudayr’ın adı tekrar gündeme geldi. Muhalif kaynaklara göre Hudayr, Ürdünlü ve Suriyeli aşiret yapıları ile Şam’daki çevreler arasında bir koordinatör olarak faaliyet gösteriyor. Ona bağlı Bedevi grupların adam kaçırma, yol kesme ve Süveyde halkına yönelik çevrimiçi nefret kampanyaları yürütmekle suçlandığı belirtiliyor.
Ürdünlü milletvekili Ṣaddāḥ el-Habashneh’nin şu sözleri dikkat çekti:
“Rakan Hudayr tehlikeli bir kişidir ve çok sayıda mağduru vardır; aralarında Ürdünlü subaylar da bulunuyor.”
Habashneh, hükümetten dosyanın ayrıntılarını açıklamasını isterken, “Ürdün halkı bu tartışmalı kişinin kim olduğunu soruyor” dedi”



