ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları: Hedef sadece nükleer program değil

ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü askeri operasyonlar, son dönemde benzeri görülmemiş bir aşamaya girdi. Hava saldırılarının ve uzun menzilli füze operasyonlarının İran’ın iç bölgelerindeki stratejik hedeflere kadar uzanması, bölgesel güç dengeleri açısından son on yılların en kritik gelişmelerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Son saatlerde yaşanan en çarpıcı gelişme ise İran lideri Ali Hamaney’in devam eden askeri operasyonlar kapsamında düzenlenen bir saldırıda hayatını kaybettiğinin açıklanması oldu. Bu iddia, İran içinde ciddi bir siyasi ve güvenlik sarsıntısına yol açarken, ülkenin geleceği ve bölgesel dengeler konusunda yeni ve belirsiz senaryoları gündeme taşıdı.
Geniş çaplı askeri tırmanış
Saldırılarda füze programıyla bağlantılı tesisler, komuta-kontrol merkezleri ve stratejik altyapı hedef alındı. Buna karşılık ABD ve İsrail, bölgede bulunan askeri üslerinde en üst düzey alarma geçti. Olası bir İran misillemesine karşı hazırlıkların artırıldığı bildiriliyor.
Uzmanlara göre yaşananlar yalnızca askeri hedeflerle sınırlı değil. Bu süreç, Orta Doğu’daki nüfuz mücadelesinde yeni bir dönüm noktası anlamına geliyor. Ekonomik ve jeopolitik unsurlar, özellikle de enerji ve küresel ticaret yolları, çatışmanın arka planında belirleyici rol oynuyor.
Siyasi ve ekonomik hesaplar



