Yoksulluk ve toplumsal bölünme, ayrımcılık iddiaları ve güven kaybı gölgesinde Suriye’de artıyor

Suriyeliler, derinleşen ekonomik zorluklar ve geçici hükümetin uyguladığı, gözlemcilere göre istihdamda ayrımcılığı pekiştiren ve ücret adaletini zayıflatan politikalar nedeniyle son derece ağır yaşam ve sosyal koşullarla karşı karşıya. Bu durum, yoksulluk oranlarının yükselmesine, aile içi çözülmenin ve toplumsal kutuplaşmanın artmasına, ayrıca başkent Şam’da korku duygusunun güçlenmesine ve güvenin azalmasına yol açıyor.

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’na (UNDP) göre Suriye’de her on kişiden dokuzu yoksulluk sınırının altında yaşıyor; her dört kişiden biri ise işsiz. Bu göstergeler, ülkedeki ekonomik ve toplumsal krizin derinliğini ortaya koyuyor.

Bu çerçevede sosyal danışman Cihan es-Seyyid, bazı kamu kurumlarında çalışanların işten çıkarılması ve sık sık protesto eylemleri yaşandığını belirtti. Bunun nedenini, eski çalışanlarla yeni atanan personel arasında maaş farklılıkları olduğu yönündeki algıya bağladı. Resmî haber ajansı, 14 Şubat’ta Hama ilindeki “Genel Çimento Üretim ve Pazarlama Şirketi (Umran – Orta Bölge Şubesi)” yönetiminin yıllık geçici sözleşmeyle çalışan yaklaşık 75 işçi ve memurun görevine son verdiğini duyurmuştu.

Es-Seyyid ayrıca, mevcut yönetime yakın olduğu düşünülen ve Şam ile diğer illere yeni gelen bazı kişilerin aylık 700 ABD dolarına kadar maaş aldığını; buna karşılık uzun yıllara dayanan deneyime sahip eski çalışanların Suriye lirası üzerinden 100 doların altında bir gelire denk maaş aldığını ifade etti. Bunun da iş ortamında adaletsizlik hissini artırdığını söyledi.

Bazı kurumlarda idari ve kişisel işlere müdahaleler olduğunu, dini nitelikli tartışmaların iş ortamında bölünmelere yol açtığını belirten Es-Seyyid; kıyafetle ilgili uygulamalar, eski çalışanların bir araya gelmesinin engellenmesi, dinlenme sürelerinin kaldırılması ve bazı kamu tesislerinde “faksiyonel” olarak nitelendirdiği yönetim anlayışının bu gerilimi artırdığını dile getirdi.

Yaşam koşulları açısından ise Şam’da kira fiyatlarının, özellikle yeni yönetim kurumlarında görev alan kişilerin başkente yönelmesiyle artan konut talebi nedeniyle yükseldiğini belirtti. Bu durumun aileler üzerindeki ekonomik yükü ağırlaştırdığını vurguladı. Ayrıca bazı ailelerin, öğrenciler arasındaki olası gerginlikler nedeniyle çocuklarını üniversite yurtlarına göndermekte tereddüt ettiğini ifade etti.

Şam’daki mahkemelerde boşanma davalarında belirgin bir artış yaşandığını da aktaran Es-Seyyid, bunu hem yeni evli çiftler hem de uzun yıllardır evli olan aileler üzerinde etkili olan ekonomik baskılara bağladı.

Son olarak, mevcut Ramazan ayının yaşam koşulları bakımından en zor dönemlerden biri olduğunu, birçok genç kız ve öğrencinin temel ihtiyaçlarını karşılamak için basit işlerde çalışmak zorunda kaldığını söyledi. Buna karşın başkentteki bazı otellerde Suriye halkına yönelik yatırım planlarının ele alındığı etkinliklerin düzenlenmesinin, ilan edilen ekonomik vizyon ile halkın günlük yaşamı arasındaki keskin çelişkiyi gözler önüne serdiğini ifade etti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu