Lübnan’ın Kalbinde Gizli güvenlik görüşmeleri ve Tehlikeli işbirliği anlaşmaları

Ahmed Şer’in güvenlik sorumlusu Abdurrahman Debbağ, yanında Halid el-Ahmed isimli bir kişiyle birlikte, Suriye–Lübnan arasında yeni bir güvenlik koordinasyonu oluşturmak amacıyla Lübnan’ın başkenti Beyrut’a gizli bir ziyaret gerçekleştirdi. Bu bilgi, çeşitli kaynaklarda dolaşan iddialara dayanıyor.
Bu görüşmenin ardından Debbağ ve Ahmed, eski Lübnan Ulaştırma Bakanı Ali Hamiye ile Beyrut’taki Zeytouna Bay restoranında bir araya geldi. Hamiye, Hizbullah’ın önde gelen isimlerinden biri olarak biliniyor ve Mişel Avn döneminde partiyi hükümette temsil etmişti.
Aktarılan bilgilere göre Hizbullah ile Suriye arasında, Hazim Şer’in ortaklığında yeni bir ticari işbirliği hazırlığı yapılıyor. Ayrıca Hizbullah’ın finansmanı ve silah sevkiyatının da Şer ile koordineli şekilde yürütüldüğü iddia ediliyor.
İran’ın Rolü
Dolaşan bilgiler, Ahmed Şer ile uzun yıllardır İran’da yaşayan Usame bin Ladin’in oğlu Hamza bin Ladin arasında “baiat” düzeyine varan yakın bir ilişki olduğunu öne sürüyor. Hamza’nın, Şer ile Tahran arasındaki ana koordinatör olduğu ifade ediliyor. Bu iddialara göre Beşar Esad’ın yerine Ahmed Şer’in hazırlanması kolaylıkla kabul edilmiş ve süreç bir “zafer” gibi sunulmuş olsa da, gerçekte Esad ailesinin Şer ailesiyle değiştirildiği belirtiliyor.
Ayrıca İran’ın talimatıyla Suriye’de bulunan Irak istihbaratının şu anda Ahmed Şer’i koruduğu ve bir suikast girişiminden kurtardığı da iddialar arasında.
Suudi Arabistan ve Bölgesel Değişimler
Aktarılan bilgilere göre bölgedeki güç dengelerinin önündeki tek engel İsrail olarak görülüyor. Bu nedenle Suudi Arabistan’ın, İsrail etkisini zayıflatmaya çalışan Ahmed Şer ve benzeri aktörleri desteklemesinin kendi çıkarına olacağı değerlendiriliyor. Bu çerçevede Hizbullah’tan üst düzey bir heyetin Riyad’a giderek uzlaşı formülü üzerinde çalışması için hazırlık yapıldığı öne sürülüyor.
Bu bilgiler, bölgesel sahnede beklenmedik değişimlerin yaşandığını ve eski düşmanların yeni müttefiklere dönüştüğünü gösteriyor. Ayrıca, hazırlıkların tamamlanması halinde Şer ailesinin, kendileri için tehdit oluşturduğu düşünülen QSD ve Alevi topluluğunu hedef alabileceği, bunun da dış politikada daha rahat hareket etmelerine zemin hazırlayacağı yönünde uyarılar yapılıyor.



