Suriye’nin Geleceğine İlişkin Güvenlik Görüşmeleri Gündemdeyken, IŞİD’in Geri Dönüşüne Dair Uluslararası Endişeler

Suriye’de IŞİD’in yeniden faaliyete geçme ihtimaline ilişkin uluslararası endişeler artıyor. Örgütün tehdidini kalıcı biçimde sona erdirecek köklü çözümlerin yokluğu sürerken, Esad rejiminin düşüşü sonrası döneme ilişkin güvenlik düzenlemelerini ele almak üzere ABD arabuluculuğunda İsrail ile Suriye geçiş hükümeti arasında yapılması beklenen güvenlik görüşmelerine dair raporlar da gündeme geliyor.

Bugün uluslararası basın ve haber siteleri, Britanya ve Fransa’nın Suriye topraklarında IŞİD unsurları tarafından kullanıldığı düşünülen hedeflere yönelik gerçekleştirdiği ortak hava saldırılarına dikkat çekti. Bu saldırıların, örgütün 2019’dan bu yana sahadaki kontrolünü kaybetmiş olmasına rağmen yeniden toparlanma kapasitesine ilişkin Batı’daki süregelen kaygıları yansıttığı değerlendirildi.

Amerikan Media Line sitesi, Britanya ve Fransa hava kuvvetlerinin IŞİD’le bağlantılı bir noktayı hedef alan ortak bir hava saldırısı düzenlediğini, bunun örgütün faaliyetlerini sınırlamaya yönelik kısıtlı operasyonlar kapsamında gerçekleştiğini aktardı. Siteye konuşan Suriyeli askerî uzman Adham Tarek, saldırının önemli bir taktik boyut taşıdığını, ancak büyüyen tehdide köklü bir çözüm sunmadığını söyledi.

Tarek, IŞİD’in artık şehir ve bölgeleri kontrol eden geleneksel bir örgüt olmaktan çıkıp, gizli faaliyetlere ve küçük, hareketli hücrelere dayanan esnek bir ağa dönüştüğünü belirtti. Hava saldırılarının örgütün kapasitesini geçici olarak zayıflatabileceğini, ancak istihbarat ve sahadaki sürekli çabalarla desteklenmedikçe tehdidi ortadan kaldırmayacağını vurguladı. Ayrıca Suriye’nin karmaşık coğrafyası ve çok sayıda gücün kontrol alanlarının bulunmasının, aşırıcı hücrelerin yayılması için elverişli bir ortam sunduğunu ifade etti.

Öte yandan, aşırıcı gruplar konusunda uzman bir başka isim de siteye yaptığı değerlendirmede, IŞİD’in doğrudan kontrol yerine sınırlı saldırılar ve bireysel devşirme üzerine kurulu yeni bir faaliyet aşamasına girdiğini, istikrarsızlık yaşayan bölgelerdeki ekonomik ve sosyal krizlerden ile hizmet yetersizliklerinden faydalandığını dile getirdi.

Bu gelişmelere paralel olarak İsrail gazetesi Jerusalem Post, İsrail ile Suriye geçiş hükümetinden üst düzey yetkililerin, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın arabuluculuğunda pazartesi ve salı günleri toplantılar yapacağını bildirdi. Bu görüşmelerin, Ahmed el Şara’nın geçen kasım ayında Washington’u ziyaret etmesinden bu yana iki taraf arasındaki ilk temaslar olacağı belirtildi.

Gazeteye göre İsrail heyetinde, İsrail’in ABD Büyükelçisi Yechiel Leiter, Başbakanın askerî sekreteri, atanmış Mossad Başkanı Tümgeneral Roman Gofman ve Ulusal Güvenlik Konseyi’nden üst düzey bir yetkili yer alacak. Suriye tarafını ise Dışişleri Bakanı Esad el Şeybani temsil edecek.

Gazete ayrıca, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun geçen aralık ayında ABD elçisi Tom Barrack ile yaptığı görüşmede, Suriye’deki İsrail güvenlik hamlelerini ele aldığını ve bunun Şam’la yeni bir güvenlik düzenlemesine yönelik daha geniş müzakerelerin parçası olduğunu aktardı.

Haberde, İsrail ve ABD’nin iki temel konuda mutabakata vardığı; bunların İsrail’in güvenlik tehditleriyle mücadele için Suriye içinde hareket serbestisini sürdürmesi ve ABD Suriye görüşmelerinin olası bir güvenlik anlaşmasına doğru ilerletilmesi olduğu belirtildi.

Buna karşılık Jerusalem Post, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar’ın, Şam’ın yeni talepler öne sürmesinin ardından İsrail ile Suriye’nin bir güvenlik anlaşmasına önceye kıyasla daha da uzaklaştığını söylediğini aktardı. Sa’ar bu açıklamayı, 10 Aralık’ta Washington’da düzenlenen bir konferans sırasında yaptı.

Gazete ayrıca, İsrail devlet yayın kuruluşuna dayanarak, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, Suriye’ye uygulanan tüm yaptırımların kaldırılmaması yönündeki İsrail talebini reddettiğini bildirdi.

Tüm bu gelişmeler, Suriye’de güvenlik sorunlarının; aşırıcı örgütlerin geri dönüş riski ile bölgesel dengeleri yeniden şekillendirme çabaları arasında iç içe geçtiği, ülkede uzun vadeli istikrarı garanti edecek kapsamlı bir vizyonun ise hâlâ eksik olduğu bir dönemde yaşanıyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu