İran’da Halk Protestolarının Yayılmasıyla Güvenlik Alarmı Artıyor

İsrail, İran’da halk protestolarının yayılması ve iç gerilimin tırmanmasıyla birlikte hızla gelişen süreci yakından takip ediyor. İsrail güvenlik kurumları içinde, beklenmedik bir bölgesel tırmanma ihtimaline karşı artan bir güvenlik alarmı durumu söz konusu.
İsrailli güvenlik kaynakları, son günlerde İran’daki protestolar ışığında bir dizi olası senaryonun ele alındığı görüşmeler yapıldığını bildirdi. Bu kaynaklara göre, İsrail Genelkurmay Başkanı, 7 Ekim olaylarından çıkarılan derslere dayanarak, İran cephesi dâhil olmak üzere tüm cephelerde olası ani gelişmelere karşı hazırlık ve teyakkuz seviyesinin yükseltilmesi yönünde talimat verdi.
Bu bağlamda, İsrail güvenlik kurumlarındaki yetkililer, İran’daki iç durumla ilgili kamuoyuna açıklama yapmamaları konusunda bakanlar ve siyasetçileri uyardı. Hesapsız açıklamaların bölgesel gerilimi artırabileceği ve istenmeyen bir tırmanmaya yol açabileceği belirtildi. Bir güvenlik kaynağının, “Dönem hassas; siyasi açıklamaların güvenlik açısından sonuçları olabilir” dediği aktarıldı.
Uluslararası Uyarılar ve İran’ın Tepkisi
Uluslararası alanda ise ABD sürece dâhil oldu. ABD Başkanı Donald Trump, İranlı yetkililere, göstericilere karşı şiddetin sürmesi hâlinde müdahale edilebileceği uyarısında bulundu. Buna karşılık İranlı yetkililer, Washington’u ülkenin iç işlerine müdahale etmekle suçlayarak, bu tür açıklamaların daha fazla gerilim ve istikrarsızlığa yol açabileceği uyarısında bulundu.
İran İçindeki Sahadaki Gelişmeler
Sahada, İran’da kötüleşen yaşam koşulları, artan fiyatlar ve yerel para biriminin değer kaybı nedeniyle başlayan protestolar altıncı gününe girdi. Medya raporlarına göre, göstericiler ile güvenlik güçleri arasındaki çatışmalarda ölü ve yaralılar olduğu, onlarca kişinin gözaltına alındığı bildirildi. Protestoların Tahran başta olmak üzere çok sayıda şehir ve bölgeye yayıldığı belirtiliyor.
Mevcut protestoların temposu, 2022’de Mahsa Amini’nin ölümünün ardından yaşanan dalgaya kıyasla daha düşük olsa da, coğrafi olarak genişlemesi ve sloganlar ile çatışmaların kademeli olarak sertleşmesiyle dikkat çekiyor.
Halk Öfkesini Yansıtan Sloganlar
Sosyal medyada paylaşılan görüntüler, protestocuların dile getirdiği sloganların çeşitliliğini ortaya koydu. Ekonomik talepler, rejimin iç ve dış politikalarını reddeden siyasi sloganlarla iç içe geçti.
Öne çıkan sloganlar arasında, ekonomik kriz ortamında dış politikalara kaynak harcanmasına tepkiyi yansıtan “Ne Gazze ne Lübnan, canım İran’a feda” ifadesi yer aldı. Ayrıca dayanışma ve korku duvarını aşma çağrısı yapan “Korkuya hayır, hepimiz biriz” ve “Özgürlük, özgürlük, özgürlük” sloganları da dikkat çekti.
Bölgesel Endişeler
Öte yandan İranlı yetkililer, protestolardan ABD ve İsrail’i sorumlu tutarak, bunun istikrarı bozmayı amaçlayan dış kaynaklı bir planın parçası olduğunu savunuyor. Körfez ülkeleri dâhil olmak üzere bölge ülkeleri, İran’daki gelişmeleri temkinle izliyor. Rejimin, iç krizden dikkatleri uzaklaştırmak için dış bir tırmanmaya başvurabileceği yönündeki endişeler, Orta Doğu’nun en hassas dönemlerinden biri olarak tanımlanan bu süreçte öne çıkıyor.



