Caesar Yasası’nın İptali: Yeni Bir Jeopolitik Dönemin Başlangıcı

2019’dan bu yana Suriye’ye uygulanan Caesar Yasası’nın iptali, ABD’nin Suriye’ye yaklaşımında önemli bir dönüşümü ve bölgedeki siyasi ve ekonomik nüfuz araçlarının yeniden şekillendirilmesini temsil ediyor. Bu dönüşüm yalnızca hukuki bir tedbiri kaldırmakla sınırlı değil; aynı zamanda kapsamlı yaptırımlar politikasından, periyodik değerlendirmeye dayalı siyasi ve güvenlik denetimi sistemine geçişi yansıtıyor.

Genel Çerçeve

Caesar Yasası’nın iptali, ABD yaptırımlarının tamamen kaldırılması anlamına gelmiyor; uygulama mekanizmasının değiştirilmesini ifade ediyor. Yaptırımlar, geniş kapsamlı bir çerçeveden, uygulanacak muafiyet veya yeniden uygulamanın Şam’daki yetkililerin siyasi ve güvenlik davranışına bağlandığı daha sınırlı bir çerçeveye taşındı. ABD yönetimi tarafından hazırlanan altı aylık raporlar, bu yeni dönemde değerlendirme, baskı ve sürekli denetim aracı olarak işlev görüyor.

Yeni Dönemin ABD Tarafından Belirlenen Kriterleri

1. Terörle Mücadele ve Güvenlik İşbirliği

ABD, önceliklerini terörle mücadeleye koyuyor ve IŞİD’e karşı şeffaflık ve işbirliği düzeyine odaklanıyor. Bu kriter, mevcut otoritenin meşruiyetini ve Suriye’deki güvenlik rolünü yeniden tanımlamada temel unsur olarak kabul ediliyor.

2. Yabancı Savaşçılar ve Yetki Yapısı

ABD’nin baskıları, Suriye’den yabancı savaşçıların çıkarılmasını ve Şam’daki yetki yapısının yeniden düzenlenmesini, böylece devlet kurumları ve güvenlik mekanizmaları üzerindeki yabancı etkilerin azaltılmasını hedefliyor.

3. Siyasi Sistemin Yeniden Yapılandırılması

Washington’un bu yaklaşımı, geleneksel insan hakları perspektifinin ötesine geçen bir siyasi proje geliştirmeyi, toplumsal çeşitliliği yansıtan ve siyasi temsili garanti eden anayasal bir sistem kurmayı amaçlıyor.

4. İsrail ve Komşu Ülkelerin Güvenliği

ABD politikası, İsrail ve müttefiklerinin güvenliğini sabit bir unsur olarak görüyor; herhangi bir askeri hareket veya komşu ülkelere tehdit, yeni yaptırımların yeniden uygulanmasına yol açabilir.

5. Kuzey ve Doğu Suriye ile Merkezileşmemiş Yapı

Bu nokta, önceki siyasi anlaşmaların uygulanması ile bağlantılı olup, Kuzey ve Doğu Suriye’de mevcut siyasi durumun desteklenmesini, zorla demografik değişikliklerin önlenmesini ve yerel ortakların korunmasını içeriyor. Bu yaklaşım, Suriye’nin geleceğinde merkeziyetçi olmayan bir modelin göstergesi olarak değerlendiriliyor.

6. Mali Denetim ve Ekonomik Sistem

ABD, Suriye ekonomisini uluslararası mali denetimle ilişkilendirmeyi, para akışlarını takip etmeyi, terör finansmanını önlemeyi, silah yayılmasını sınırlamayı ve kara paranın aklanmasını önlemeyi amaçlıyor.

7. Captagon ile Mücadele

ABD, Captagon üretimi ve ticaretinin bölgesel ve uluslararası bir güvenlik tehdidi olarak görülmesini ve bu dosyanın uluslararası açılım için temel bir şart olmasını vurguluyor.

8. Gelecekteki Davranış ve Siyasi Çözüm

ABD yaklaşımı, geçmişin hesaplaşılmasından ziyade Suriye devletinin gelecekteki davranışına odaklanıyor ve potansiyel siyasi anlaşmalar ile 2011 olaylarının etkilerini aşan kapsamlı bir uzlaşıya alan açıyor.

Sonuç

Caesar Yasası’nın iptali, ABD politikasının kapsamlı yaptırımlar yaklaşımından şartlara ve kriterlere dayalı bir yaklaşıma geçişini yansıtıyor. Bu yeni dönem, Suriye’deki yetkililerin bu kriterlere ne kadar uyum göstereceğini ve siyasi, güvenlik ve ekonomik açıdan farklı bir sürece katılma kapasitesini test edecek; bu süreç Suriye’nin önümüzdeki dönemine dair çerçeveyi şekillendirebilir.

İdris Hanan

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu