Almanya Parlamentosundaki Suriyeliler Suriye’nin Geleceğinde Merkeziyetsiz Sistemi Tartıştı

Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Parlamentosu’nda cuma günü düzenlenen panelde, Suriye’deki siyasi gelişmeler ve Suriyeli toplulukların durumu ele alındı. Yeşiller Partisi parlamento grubu tarafından organize edilen etkinlikte, sürgündeki Suriyeliler ile yeni başlangıç arasındaki sürecin insan hakları boyutu masaya yatırıldı.
Toplantıya Alman parlamenterler, Avrupa’da yaşayan Suriyeli uzmanlar ve insan hakları savunucuları katıldı. Görüşmelerde Baas rejiminin devrilmesinin ardından Suriye’deki toplumsal yapı, insan hakları, çoğulculuk ve Almanya’daki Suriyeli mültecilerin karşılaştığı zorluklar değerlendirildi.
Yeşiller Partisi milletvekili Lamya Kaddor, Suriye’deki geçiş hükümetiyle ilişkilerin temkinli yürütülmesi gerektiğini vurgulayarak, dışlayıcı uygulamalara son verilmesi ve kamu görevlerinde dini ya da mezhepsel aidiyet yerine liyakatin esas alınması çağrısında bulundu.
Panelde ayrıca Almanya’daki en büyük Suriyeli nüfusun yaşadığı Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinin rolüne dikkat çekildi. Eyalette yaşayan Suriyeli nüfusun yaklaşık 374 bin kişi olduğu belirtilirken, siyasi gelişmelerin ikamet, uyum ve toplumsal katılım süreçlerine etkileri ele alındı.
Alman parlamentosu üyesi Max Lucks, Suriye dosyasına ilişkin net bir Alman politikasının önemine işaret ederek, demokrasi ve insan haklarının merkeze alınması gerektiğini söyledi. Lucks, Suriyeli toplumsal çeşitliliğin bir zayıflık değil, güç unsuru olduğunu ifade etti.
Katılımcılar, Suriyeli bileşenlerin haklarının Avrupa ile Suriye geçiş hükümeti arasındaki temasların gündeminde yer almasının önemine dikkat çekti. Bağımsız basının ihlallerin belgelenmesindeki rolünün desteklenmesi gerektiği vurgulandı.
Suriyeli konuşmacılar, Suriye’nin geleceği için merkeziyetsiz sistemin ciddi bir seçenek olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, bu modelin daha geniş katılım ve toplumsal çeşitliliğin korunması açısından önemli imkanlar sunduğunu ifade etti.
Etkinlik, Avrupa Birliği içinde Suriye’nin siyasi süreci ve yeniden inşasına dair süren tartışmaların gölgesinde gerçekleşti. Organizasyon yetkilileri, insan haklarının her türlü geleceğe yönelik yaklaşımın merkezinde yer alması gerektiğini vurguladı.



